Labels

Showing posts with label Ogrencilere. Show all posts
Showing posts with label Ogrencilere. Show all posts

Friday, April 18, 2014

SIRADISI BIR 23 NISAN YAZISI

23 Nisan 1968 sabahi, ilk 23 Nisan Bayrami heyecani ile ve zeybek kiyafetleri giymis olarak annemle birlikte okula kostuk. Ne kosmasi uctuk adeta.! Haftalardir sinifi susluyoruz grafon kagitlariyla. Sinif ablasi var, adini unuttum, herhalde 15-16 yaslarinda bir kiz, her isle o ilgileniyor. Biz zaten 1.sinif ogrencileri ne makas tutmayi biliyoruz ne de boyumuz yetiyor herhangi bir susu asmaya. Ben, uc adimda biten zeybek oyununu 2 haftada ancak ogrenebildim. Mesele ogrenememek degil, heyecandan ve utanctan dizlerim kitleniyor, adim atamiyorum.

Neyse, beklenen gun geldi, okuldayiz artik. Feyzullah Ilkokulu bahcesinde siniflara ayrilan yerlerde siraya girdik. En minik bizler en ondeyiz. Piril piril gunesli ama ayaz bir Nisan sabahi. Once Istiklal Marsi, sonra andimiz okundu ve sonra gunun anlam ve onemiyle ilgili olarak, bir suru zevat, muhtemelen once Kartal Kaymakami, sonra ilce ilk ogretim muduru, sonra bizim okulun muduru sirasiyla uzun nutuklar attilar. Yorulduk, ogrenci siralarindan ugultular yukselmeye basladi ve ogretmenler disiplini saglamaya calistilar. Sonra birden okul muduru, kursuye birini davet etti.

Gri takim elbisesi, ve gosgsunde istiklal madalyasiyla Albay Amca kursuye geldi.
Albay Halit Bey Amca! Amcamin komsusu. Muhtemelen 1895 -96 dogumlu, yani o tarihlerde 70 kusur yasinda ve hala tahta jantli yaris bisikletiyle Pendik pazarina gidip alis veris yapabilecek kadar dinc. Amcam da emekli albay ama 20 yas daha genc. 1936 harpokulu mezunu tesadufen diger 3 sinif arkadasi Tarik Bey Amca, Hulusi Bey Amca ve Nazmi Bey Amca da ayni mahalleden diger komsulari. Her gun muttasil en azindan bir yada ikisi amcamin evinde toplanir saatlerce yatili okul, harbiye ve ilk boluk ve tabur hatiralarini konusur, cocuklar gibi eglenirler ve ben de bu sohbetleri hic bitmesin isterdim. Cocuk olmama ragmen bu uc kafadar ile Halit Bey amcayi kafamda farkli yerlere koymus, ve bizimkilere sadece "amca" ama Halit Bey amca'ya daima "Albay Amca" demisimdir. Fakat ne zaman, Halit Bey Amca bahce kapisinda gorunse, bizimkilerin askerlik sohbetleri bicak gibi kesilir, bahcedeki elma agaclarini saran kurtlarla yapilacak zirai mucadele vs gibi beni hic hosnut etmeyen konular konusulmaya baslanirdi. Sirf bu nedenle, Albay Amca hic gelsin istemezdim.

Ben kursude tanidik bir sima gorunce; "Aa Albay Amca" diye sasirmisim. Goz goze geldik, mavi-gri gozleri her zamankinden daha farkli parliyordu ve Albay Amca, o gun bize, hic duymadigimiz bir 23 Nisan hikayesi anlatti.

Hikayesine 25 Nisan 1915 Anzak cikarmasiyla basladi. Sirasiyla; Kirte, Zigindere ve Kerevizdere muharebelerini ve Conk Bayiri ve Anafartalar Zaferlerini anlatti. Kursuyu coktan terketmisti. Kah, siperden tavsan gibi sicriyor kah dusmana sungu ile saldiriyor; aslinda anlatmiyor, savasi orada, hepimizin ve bizleri izleyen velilerin onunde yeniden yasiyordu. Butun izleyenler gozyaslarina bogulmuslardi.  Yorgun ve sikkin ogrenciler canlanmis pur dikkat dinliyorduk. Su sozunu hic unutmam "Dusmanla mesafemiz 7 metre. Iste, mudur bey karsimda. Anzak askeri bana mudur bey kadar yakin. Ikimizin de gozu faltasi gibi acilmis, sungu ile birbirimize saldiriyoruz ve mesafe 1 metre kadar kalmisti ki vurulup yikildi."

Daha sonra isgal gunlerini, 19 Mayis'i, Ilk meclisi ve yapilan savas hazirliklarini, Inonu, Sakarya ve Buyuk Taarruz ve General Trikopis'in esir alinma hadisesini butun detaylariyla anlatti ve konusmasini Cumhuriyetin Ilani ile sonlandirdi. Once bir sessizlik sonra da buyuk bir alkis koptu.

Konusmasini bitirdiginde resmi elbiseli bir subay (muhtemelen bir yuzbasi), yasli gazinin yanina kadar gelip selam vererek birseyler soyledi. Bu arada, okulun Drama Koprusu tarafina bakan bahce duvari disinda park etmis olan iki ayri GMC den atlayan birer manga asker kamyonlardan agac fidanlari indirmeye basladilar. Albay Amca, kursuden o gunun anisini yasatmak icin ogrencilerle birlikte okulun corak olan bahcesini askerlerin de yardimiyla agaclandiracagimizi ilan etti.  Ve butun ogrenciler, o gun, o agaclari Feyzullah Ilkokulu bahcesinin tren yoluna bakan kismina ektik. Butun yapilan musamere hazirliklari, okunacak siirler, oynanacak halk oyunlari ve bizim zeybek havasi, agac ekim isiyle o gun kaynadi ve bir sontaki haftaya ertelendi.

Daha sonra amcamdan hikayenin diger kismini dinledim. Meger, okul muduru ayni okulda ogretmen olan yengem vasitasiyla Albay Amca'ya haber gondererek 23 Nisan'la ilgili olarak bir konusma yapmasindan okul yonetiminin cok memnun olacagini iletmis. Bunu kendine vazife sayan Albay Amca, bir konusmanin cok yavan kalacagi, cocuklarda bir iz birakmak lazim geldigini dusunerek agac dikmenin en uygun yol olduguna karar vermis.
 
O donemde Maltepe'den Haydarpasa'ya  kara tren yarim saatte bir geciyor ve bir saatte ancak varabiliyorsunuz. Kadikoye ise sadece 2 minibus ve  1 tane de belediye otobusu var, ne zaman gelecegi mechul. Donemin ulasim zorluklarina ragmen, Albay Amca, Beykoz Fidanligina gidip kendi parasiyla bircok fidan satin aliyor ama fidanlarin nakli konusu kendi imkanlarini asiyor. Bu sefer akillarina  5. Zirhli Tugay komutanligina gidip yardim istemek geliyor. Tugay komutani konuyla yakindan ilgileniyor ve iki GMC ve ilave olarak da 1 manga da asker tahsis ediyor.

Iste, 25 Nisan Anzak cikarmasi ve Canakkale sehitleri anisina ekilen o agaclar bugun artik bahcenin demiryoluna bakan kismini bir koru haline getirmistir.

Vatani kurtaran ve uzerimizde haklari olan kahramanlarin aziz hatirasi onunde saygiyla egiliyorum..


Saturday, February 18, 2012

Ermeni Isyanlari 1894 - 1920

19. yüzyıl sonunda, Ermeni milliyetçileri, Batılı siyasî idealler ve kendi vatanlarını kurma arzusuyla kışkırtılmış olarak, Osmanlı İmparatorluğu'na karşı isyan etmeye başladı. 1. Dünya Savaşı patlak verdiğinde, Rus birlikleri Türkiye'nin doğusunu işgal etti ve pek çok Ermeni onların saflarına katıldı. 1915 itibarıyla, Hıristiyan Ermeniler ve Müslümanlar arasındaki çatışma trajik bir kan gölüne döndü. Sonraki beş yıl içinde, iki milyondan fazla Ermeni ve --Türk, Kürt ve Azeri-- Müslüman hastalık, açlık, soğuk ve katliamlar sonucu öldü.

Bu bir saatlik program bu korkunç çatışmanın ayrıntılarını incelemekte, gerekçelerini açıklamakta ve Batılı güçlerin bu çatışmada oynadığı kilit rolü ortaya koymaktadır.
 
  • Ermeni İsyanı 1894-1920 ; Türk, Rus ve Amerikan kaynaklarındaki arşiv filmlerini ve fotoğraflarını kullanmakta ve aşağıda belirtilen uzmanlar ile yapılan görüşmeleri içermektedir:
  • Norman Stone, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü
  • Yusuf Halaçoğlu, Gazi Stratejik Araştırmalar Merkezi (GSAM) Müdürü
  • Justin McCarthy, Louisville Üniversitesi Tarih Bölümü
  • Yusuf Sarınay, Devlet Arşivleri Genel Müdürü
  • Seçil Karal Akgün, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih Bölümü
  • Stanford Shaw, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü

Saturday, April 2, 2011

HUMAN PLANET

Bu kez ne bir matematik problemi, ne bir kitap ne de bir virtuoz. Sadece yasadigimiz dunya uzerinde her turlu zorluga gogus geren INSAN.!












Sunday, February 6, 2011

Ogrencilere

Bu blog ve onu destekleyen web sitesi ile, bir matematik ve fizik cozumlu problemleri kolleksiyonu'na sahip olacaksiniz. Bu kolleksiyon, periodik olarak guncellenen video kiplerinden olusmaktadir. Bu fikir, sene basinda, benden yardim isteyen bir yakinima, aralikli olarak internet araciligiyla uzaktan yardim edebiliyor olmamla bilrlikte aklima geldi.


Neden, bu emekten bir cok kisi yerine sadece bir tek kisi istifade etsin dusuncesiyle bu blogu kurdum.

Bu video klipleri evinize gelen bir yardimci ogretmen gibi dusunebilirsiniz; ustelik bu ogretmen, sizin istediginiz zaman gelip, istediginiz zaman giden bir ogretmen. Ders calisma saatlerinde ortaligin daginik olmasi bir sorun degil. Pijamayla bile izleyebilirsiniz.! Ayrica ucretli bir uyelik de gerektirmiyor. Sadece hizli bir internet baglantinizin olmasi yeterli.

Blog ve web sitesi sadece derslerle de sinirli degil. Zevkinizle uyusur mu bilmem ama icine muzik de koydum. Muzik zevki konusunda pek alcak gonullu degilim. Zevklerin zamanla egitilerek daha rafine olabilecegine inaniyorum. Bunun icin zaman, kaynak, imkan ve sabir gerekli.

Blog ve web sitesinin matematik ve fizik kisminin sizlerin de katkilariyla acik bir kitaplik seklinde hizla buyuyebilecegine inaniyorum.

Umarim begenirsiniz..